3 Kasım 2026
Ekim Enflasyonu Açıklandı, Maaşlarımız Buharlaşıyor! İnsanca Yaşamaya Yetecek Ücret, Emekten Halktan Yana Bir Bütçe İstiyoruz!
Ekim Enflasyonu Açıklandı, Maaşlarımız Buharlaşıyor! İnsanca Yaşamaya Yetecek Ücret, Emekten Halktan Yana Bir Bütçe İstiyoruz!
TÜİK’in makyajlı verileri bile gerçeği gizleyemiyor!
Ekim ayında enflasyon %2,58, yıllık enflasyon %29,77 oldu. Dört aylık enflasyon %8,28’e ulaşırken kamu emekçileri ve emeklilerine temmuz ayında verilen %7’lik zam çoktan eridi. Üstelik TÜİK verilerine göre bile eğitimde yıllık enflasyon %48,86’ya, sağlıkta %43,29’a, konut enflasyonu ise %40,24’e ulaştı.
TÜİK verileri yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile ulaşmıyor.
Sadece son 3 günde akaryakıt ürünlerine gelen zamlar bile tek başına ülkede yaşanan zam yağmurunun TÜİK’in enflasyon verilerini katladığını göstermektedir.
1 Kasım’da benzine 4 lira 10 kuruş, motorine ise 3 lira 60 kuruş zam yapılmasının ardından dün gece de otogazın (LPG) litre fiyatına 9 TL (%23) zam yapıldı.
Enflasyon Hedefleri 2 Kat Arttırıldı Ama Maaşlarımız Yerinde Sayıyor!
Toplu sözleşme sürecinde %16 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefini %28’e, %9 olarak 2027 enflasyon hedefini ise %21’e çıkardılar. Enflasyon hedeflerini “revize” diye arttıranlar 2027’de %5+%4’lük maaş zammı ile yetinmemizi bekliyor.
Maaşlarımız Eriyor, Vergilerimiz Artıyor, Yoksulluğumuz Büyüyor!
BES-AR verilerine göre dört kişilik bir memur ailesinin açlık sınırı 49 bin 809 TL, yoksulluk sınırı 125 bin 744 TL, yalnız yaşayan bir çalışanın yaşama maliyeti ise 81 bin 783 TL!
Günledir yüzbinlerce yurttaşın birikimleri fon-borsa soygununu, “asrın vurgununu” konuşuyoruz. Aslında bir çeşit vergiye dönüşen enflasyonla, her yıl önümüze konan bütçelerle yıllardır bu vurgunun, soygunun adeta türevlerini yaşıyoruz. Bunların sonuncusu olan 2027 bütçe teklifinin TBMM’deki görüşmeleri devam ediyor.
Bize Gelince “Bütçe İmkânları Kısıtlı”, Sermayeye Gelince Kaynaklar Sınırsız!
İktidar” Bütçede en büyük payı eğitime ayırdık. Bu bütçe refah ve dönüşüm bütçesi olacak” dese de bütçe teklifindeki her rakam bu sözlerin hamasetten ibaret olduğunu ispatlıyor.
2027 bütçe teklifinde gelirler, giderler ve vergiler %44 artırılırken maaş artışları %21’lik enflasyon hedefi ile sınırlanıyor. KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerden, maaşımızdan kaynakta kesilen Gelir Vergisine kadar tüm vergi yükü bize yıkılıyor.
Toplanan vergilerin neredeyse yarısı faize, silahlanmaya, KÖİ projelerinin hazine garantilerine ve sermayeye aktarılıyor. Eğitim, sağlık, istihdam, sosyal güvenlik ve yoksulluğun önlenmesine ise yeterli kaynak ayrılmıyor.
İnsanca Yaşamaya Yetecek Ücret, Emekten Halktan Yana Bir Bütçe İstiyoruz!
Fon-borsa vurgunu gibi yolsuzluklardan, faiz, teşvik, destek, vergi affı, hazine garantisi gibi kaynaklardan beslenenlerin ülkeyi soyup soğana çevirdiği bu düzenden ne işçilere ne kamu emekçilerine ne de emeklilere bir “müjde” çıkmaz.
Tek çıkış yolu bu karanlık tabloyu yaratanlardan “müjde” beklemekten değil, toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan, yoksulluk ve sefalet dayatılan milyonların birleşik mücadelesinden geçmektedir.
Sömürü ve yoksulluk düzenin mağduru tüm kesimlerin omuz omuza verdiği bu mücadeleyi örmek için üzerimize düşen görevi yerine getirmeye devam edeceğiz.
Yürütme Kurulu