5 Ekim 2026

Eylül Enflasyonu Açıklandı, Maaş Artışımız 3 Ayda Buharlaştı! Acil Ek zam İstiyoruz!

TÜİK'in sahte enflasyon rakamlarına karşı Konfederasyonumuzun basın açıklaması metni.

Eylül Enflasyonu Açıklandı, Maaş Artışımız 3 Ayda Buharlaştı! Acil Ek zam İstiyoruz!

Eylül ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK’e göre Eylül’de enflasyon aylık %1,84 arttı. Yıllık enflasyon %29,73, kira artışına temel alınan 12 aylık ortalama enflasyon ise %31,49 arttı.

Bir kez daha altını çiziyoruz. TÜİK vasıtası ile açıklanan bu veriler halkın yaşadığı gerçek enflasyonun yarısına bile ulaşmıyor.

Başta 100 TL’ye dayanan motorin fiyatları olmak üzere akaryakıttan gıdaya, ulaşımdan temel tüketim maddelerine kadar iğneden ipliğe devam eden zam yağmuru TÜİK’in enflasyon rakamlarına yansıtılmıyor.

Buna rağmen TÜİK verileri bile okulların yeni başladığı bu dönemde eğitim enflasyonunun genel enflasyon oranının yaklaşık 20 puan üzerinde %48,62 olduğunu gösteriyor. Yine TÜİK’e göre genel yıllık enflasyon %29,73 olsa da sağlık enflasyonu %43,26, konut-kira enflasyonu ise %40’tır.

TÜİK verilerine göre dahi yoksullaşma düzeyi ortada iken açlık ve yoksulluk sınırında yaşanan artış bu durumu çok daha çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.

Üye sendikamız BES Araştırma Birimi (BES-AR) verilerine göre: Eylül ayı itibari ile 4 kişilik bir memur ailesinin 2026 Eylül ayı açlık sınırı 49 Bin 655 TL’ye, Yoksulluk sınırı 124 bin 339 TL’ye, yalnız yaşayan bir çalışanın yaşama maliyeti ise 80 bin 863 TL’ye ulaşmıştır.

Enflasyon Hedefleri 2 kat arttırıldı, Maaşlarımız Yerinde Sayıyor!

TÜİK tarafından bugün açıklanan verilere göre son enflasyon son 3 ayda %5,6 artmıştır. Bu durumda milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklinin Temmuz maaşlarında yapılan %7’lik “Toplu Sözleşme zammı” sadece 3 ayda buharlaşmıştır.

Bilindiği üzere 2026-2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem “Toplu Sözleşme” sürecinde 2026 yılı enflasyon hedefi %16, 2027 hedefi ise %9 olarak açıklanmıştır.

Maaşlarımızın ise iktidarın noterliğini yapan Hakem Kurulu kararı ile altışar aylık dilimler halinde 2026 için %11 +%7, 2027 yılı için ise %5+%4 arttırılmasına karar verilmiştir.

Ancak enflasyon hedefleri “revize” adı altında sürekli attırılmıştır. En son 7 Eylül’de açıklanan OVP’ye göre toplu sözleşme sürecinde %16 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefi 12,4 puan artırılarak %28,4’e çıkarılmıştır. Toplu sözleşme sürecinde %9 olarak açıklanan 2027 enflasyon hedefi ise yaklaşık 2,3 kat artırılarak %21’e çıkarılmıştır.

Maaş artışlarımızın tutmayacağı daha baştan belli enflasyon hedeflerine dayalı bu oyunu her yıl yaşadığımız için sadece son 5 yılda reel maaşlarımızda yaşanan erime %40’ı aşmıştır. Bugün ortalama kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının yarısının sadece bir tık üzerindedir. Ortalama kamu emekçisi emeklisi maaşı ise çoktan açlık sınırının altında kalmıştır. 

Bugün ortaya çıkan tablo KESK olarak aylardır sürdürdüğümüz “İnsanca Yaşam İçin Ek Zam İstiyoruz” talebinin ne kadar yakıcı ve acil bir talep olduğunu ispatlamaktadır.

Geldiğimiz noktada suni TÜİK verilerine göre bile mevcut Toplu Sözleşme geçersiz hale gelmiştir. Kadük olmuştur.

2026 yılı enflasyon hedefinin %28,4, 2027 enflasyon hedefinin ise daha bugünden %21 olarak açıklandığı koşullarda milyonlarca kamu emekçisine ve emekliye “toplu sözleşme” artışı adı altında sefalet zamları dayatılması kabul edilemez.

Yoksulluğu kabul etmiyoruz! Maaşlarımızdaki kayıpların telafi edilmesini istiyoruz!

Bunun için:

·      En düşük kamu emekçisi maaşının kira, ulaşım, aile yardımı gibi sosyal ödemelerle yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını,

·      İlave seyyanen ödenek başta olmak üzere mevcut tüm ek ödemelerin taban aylığımıza ve mevcut emekli aylıklarına yansıtılmasını istiyoruz.

·      Maaşlardan-Ücretlerden kaynakta, peşin peşin kesilen Gelir Vergisi 1. Dilim oranının %10’a indirilmesini istiyoruz.

·      4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın derhal, Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını temel alan evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz.

Maaşlarımızın, ücretlerimizin sahte enflasyon hedeflerine ayarlanmasından, her geçen ay açlık sınırına daha fazla yaklaştırılmasından bıktık. TÜİK’in sahte enflasyon verilerinden bıktık.

Fon-Borsa vurgunu gibi yolsuzluklardan, vergi affı ve vergi teşviki, hazine garantisi gibi kaynaklardan beslenenler ülkeyi soyup soğana çevirirken işçisi, kamu emekçisi, emeklisi, asgari ücretlisi ile toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan bizlere yoksulluk ve sefalet dayatılmasından bıktık. 

Bugün ücretli, bordrolu kesimler olarak önümüzde iki yol vardır.

Ya emek karşıtı, sermaye yanlısı bu sisteme sessiz kalıp dayatılan yoksulluk politikalarının ortağı olacağız. Ya da emeğin ortak programı için mücadele edeceğiz.

KESK olarak; bu sömürü ve yoksulluk düzeninin mağduru tüm kesimleri İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret, Adil Bir Vergi Sistemi için birlikte mücadeleye çağırıyoruz. 

 

Yürütme Kurulu