15 Haziran 2026

Maaşlarımız Buharlaştı, Geçinemiyoruz! İnsanca Yaşam İçin ACİL EK ZAM İSTİYORUZ!

AKP iktidarı döneminde TÜİK rakamlarıyla gizlenen gerçek enflasyon oranları karşısında kamu emekçilerinin yaşadığı hak kayıplarına karşı, Ek Zam talebimizi dile getirmek üzere KESK Merkezi'nde basın açıklaması gerçekleştirdik.

Maaşlarımız Buharlaştı, Geçinemiyoruz! İnsanca Yaşam İçin ACİL EK ZAM İSTİYORUZ!

AKP iktidarı döneminde TÜİK rakamlarıyla gizlenen gerçek enflasyon oranları karşısında kamu emekçilerinin yaşadığı hak kayıplarına karşı, Ek Zam talebimizi dile getirmek üzere KESK Merkezi'nde basın açıklaması gerçekleştirdik. Açıklama metnini KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak okudu.

 

Değerli Basın Emekçileri,

Takvimler bugün 15 Haziran 2026 tarihini gösteriyor. Bugün 4 milyon kamu emekçisi maaşını ve 2,5 milyon emekli aylığını alacak. Gittikçe eriyen maaşları, aylıkları ile yine ayın sonunu getirme savaşı verecek.

Evet, ayın sonunu getirmek bu ülkede emeği ile geçinen tüm kesimler için gerçekten de adaeta bir savaşa dönüşmüş bulunuyor. Kamu emekçileri olarak bizler de yıllardır bu mücadeleyi veriyoruz.

Defalarca ifade ettik. Ama bir kez daha altını çizelim. Ne yazık ki yüksek enflasyon sırlamasında dünya beşincisi, gıdadan kiraya enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sırada olan bir ülkede yaşıyoruz.

Öyle ki ülkemizde sadece bir ayda yaşanan enflasyon Avrupa ülkelerinin büyük bölümünde bir yıllık enflasyon oranından daha yüksek. Dolayısıyla maaşlarımız hızla buharlaşıyor. Yaşamımız gittikçe zorlaşıyor. Barınma, beslenme, sağlık, eğitim gibi en temel ihtiyaçlarımızı karşılamakta zorlanıyoruz.

Biliyorsunuz geçtiğimiz yılın toplu sözleşme sürecinde iktidar 2026 yılı enflasyon hedefini %16 olarak açıklamıştı. Bu hedef yaşadığımız gerçek enflasyonu en az ayrı yarıya düşük gösteren TÜİK rakamlarına göre bile yılın daha ilk beş ayında aşıldı ve %16,61 olarak açıklandı.

image002.png
image002.png
Oysa bizler 2026 yılına maaşlarımızda %11 toplu sözleşme zammı ile başladık.

Dolayısıyla hepimizin maaşları hızla eridi. Son beş ayda maaşlarda yaşanan erime tutarı maaştan maaşa değişmektedir. Ortalama kamu emekçisinin maaşı son beş ayda 11 bin 400 TL erimiştir. En düşük maaşta yaşanan erime bile 10 bin 273 TL’dir. 

image003.png
image003.png
Kendi enflasyon hedefini tutturamayanlar şimdi de “Hedefimizi %24 olarak revize ettik. Ama tahminimiz %26” diyerek bizimle dalga geçiyorlar.

Değerli Basın Emekçileri

Maaşlarımızı her geçen gün buharlaştıran, bizleri daha da yoksullaştıran bu tablo bugün ortaya çıkan bir tablo değildir. Yıllardır yaşadığımız bu tablo gayet bilinçli ve kasıtlı uygulanan ekonomi politiklarının sonucudur.

Bu politikaların en önemli ayağı enflasyon hedefi belirleme ile karşımıza çıkmaktadır. Bilinidiği üzere ülkeyi yönetenler her yıl enflasyon hedeflerini açıklıyorlar. Ama bu hedefler belirlenirken ülke gerçekleri her seferinde göz ardı ediliyor. Üstelik bu hedefleri tutturmak için yaşadığımız gerçek enflasyon TÜİK rakamları ile yarı yarıya düşük gösteriliyor.

Ama hedef konulan tarih yaklaştıkça, bu hedeflerin tutmayacağı da netleşiyor. Bu kez söz konusu hedef ve tahminler “revize” adı altında arttırılıyor. Buna rağmen sahte TÜİK rakamları bile daha yılın ilk birkaç ayında hedeflenen enflasyon rakamlarını aşıyor.

Yıl sonunda ise gerçekleşen enflasyon hedeflenen enflasyonun 4 katına hatta 5 katına ulaşıyor.

Ekran Resmi 2026-06-15 13.06.33.png
Ekran Resmi 2026-06-15 13.06.33.png
Tutturulamayan enflasyon hedeflerinin faturası ise bizlere yıkılıyor.

Bilindiği üzere kamu emekçilerinin ve emeklilerinin maaşları her iki yılda bir yapılan toplu sözleşmelerle belirleniyor. Son kararı işveren olan iktidar ya da iktidarın noteri görevini yapan Hakem Kurulu’nun verdiği bu sözleşmelerde maaş artışlarımızda hep hedeflenen enflasyon temel alınıyor. Hatta 2024-2025 yıllarını kapsayan 7. Dönem toplu sözleşmede maaş artışlarımız hedeflenen resmi enflasyonun dahi 12 puan altında tutulmuştur.

Sonuç olarak maaş artışlarımızda hedeflenen enflasyon rakamları temel alınırken özellikle toplu sözleşmelerin ikinci yılında maaşlarımızda ciddi bir erime yaşıyoruz.

Sadece son 5 yılda maaşlarımızın ortalama üçte biri eridi. Yani beş yıl öncesine göre satın alma gücümüz üçte bir düştü.

Değerli Basın Emekçileri,

Sadece çalışırken aldığımız maaşlar değil, sosyal güvenlik ve kamusal emeklilik sisteminin yıllardır alabildiğine tahrip edilmesi sonucunda emekli aylıklarımız da gittikçe düşüyor.

Bilindiği üzere 2008 yılı öncesinde, 25 yıl çalışıp emekli olan bir kamu emekçisine çalışırken aldığı maaşın %75’i tutarında bir emekli aylığı bağlanıyordu.

Ancak 2008 yılında çıkarılan 5510 sayılı yasa ile “Prime Esas Kazanç” sistemine geçildi. Bu sistemle emekli aylığı hesabına dahil olan kalemler azaltıldı, güncelleme katsayıları düşürüldü.  Aylık bağlama hesabında %100’ü temel alınan ekonomik büyüme rakamlarının %30’u temel alınmaya başlandı.

En önemlisi bu sisteme göre çalışırken aldığımız ek ödemeler, özel hizmet tazminatı gibi tazminatlar vb. kalemler emeklilik primine dahil edilmiyor.

Hatırlanacağı üze bu kalemlere, maaşalrımızın yoksulluk sınırının üçte birine indiği bir dönemde, 2023 yılı Temmuz ayında “ilave seyyanen ödenek” adında yeni bir kalem daha eklenmiştir. Söz konusu ödeme tutarı bugün neredeyse taban maaşımız kadardır.

Bu durumda emekli aylığı bağlama hesabında dikkate alınmayan kalemleri alt alta topladığımızda çalışırken aldığımız maaşın yarısnı aştığı görülmektedir.

Bu durum en çok 2008 yılı ekim ayı sonrası göreve başlayanları etkilemektedir.

Nitekim yapılan hesaplamlar 2008 öncesi işe giren bir kamu emekçisinin 25 yıl çalıştıktan sonra bugün yani Haziran 2026’da emekli olması durumunda bağlanacak emekli aylığının çalışırken aldığı maaşın en fazla %48’i tutarında kalacağını göstermektedir.

2008 sonrası işe giren bir kamu emekçisine ise 25 yıl çalıştıktan sonra bugün emekli olması durumunda çalışırken aldığı maaşın sadece %27’si tutarında bir emekli aylığı bağlanacaktır.

Ekran Resmi 2026-06-15 13.06.51.png
Ekran Resmi 2026-06-15 13.06.51.png
Kamuda uygulanan bu ücret rejimi, kamu emekçilerinin fiilen kayıt dışı çalıştırılması anlamına gelmektedir. Bu tablo karşısında “çalışırken aldığım maaş emekli olduğumda pula dönecek” diyerek yaş haddine kadar çalışmaya zorlanıyoruz.

Öte yandan mevcut iktidar verdiği sözleri de yerine getirmemektedir. İktidar son genel seçim öncesi “Mülakatı kaldıracağız. Tüm memurlara 3600 ek gösterge verilmesi için çalışma yapacağız. İlave seyyanen ödeneği taban aylığa dolayısıyla mevcut emekli aylıklarına yansıtacağız” diye söz vermiş, bu vaatlerle oy toplamıştır.

Ancak seçimden sonra bu sözler unutulmuştur. Aradan geçen 3 yıldan fazla zamana rağmen hiçbir adım atılmamıştır.

 

Değerli Basın Emekçileri,

Bizlere çalışırken daha fazla yoksulluk, emeklilikte ise daha fazla sefalet dayatan bu politiklar mevcut toplu sözlşeme düzeni ile hayata geçirilmektedir.

Bugüne kadar 8 kez “toplu sözleşme” masası kuruldu.  Ancak her seferinde son kararı işveren (iktidar) ya da noteri Hakem Kurulu verdi. Masaya “yetkili” sıfatı ile oturtulan yandaş konfederasyonların yöneticileri her toplu sözleşmede başta yağıp gürlesler de sonuçta icazet sendikacılığı görevini yerine getirmeye devam ettiler.

Bu  durum  ne yazık ki son toplu sözleşme sürecinde de değişmemiştir.

Bilindiği üzere KESK olarak ilk toplu sözleşmeden bugüne Grev Hakkımız önündeki engellerin sürdüğü, Hakem Kurulu’nun işverenin noteri olduğu mevcut toplu sözleşme sisteminin  Gerçek bir Toplu Sözleşme olmadığının altını çizmeye devam ediyoruz. 

“Yetkilendirilmiş” konfederasyon yönetimi ise 13 yılın, 7 Toplu Sözleşmenin ardından  ilk defa geçtiğimiz yıl  “Bu hakem işverenin noteri”  açıklaması yaptı.

Biz de  “O zaman noter dediğiniz hakeme gitmeyin. Toplu Sözleşme bütçe döneminde TBMM’de görüşülsün. Konfederasyonlar olarak kamu emekçilerinin ortak talepleri için hep beraber mücadele edelim” çağrısında bulunduk. Ama onlar son anda koşa koşa “noter” dedikleri hakeme gitmeyi tercih ettiler.  Sonuçta hangi sendikanın üyesi olursak olalım kaybeden bir kez daha bizler olduk. 

 

Değerli Basın Emekçileri,

Sadece maaşlarımız erimiyor. Tüm vergi yükü de maaşımızdan kaynakta kesilen Gelir Vergisi ve tüketimiz üzerinden alınan dolaylı vergilerle bizlerin omuzlarına yıkılıyor.

Son olarak haziran ayının başında sermayeye, patronlara, kara para aklayıcılara milyarlarca liralık “vergi barışı” içeren paket parlamentodan geçti.

Ama sıra çalışanlara, emekçilere gelince “TÜİK’in sahte rakamlarına göre yapacağımız maaş artışları için Temmuz’u bekleyin” diyorlar.

Geldiğimiz noktada mevcut “Toplu Sözleşme” bırakalım yaşadığımız gerçek enflasyonu, hedeflenen enflasyonu aşan TÜİK rakamları karşısında bile çoktan kadük hale gelmiştir.

Buna rağmen açlık sınırının altında kalan asgari ücreti, emekli aylığını gösterip “halinize şükredin” diyorlar. Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek istiyorlar.

Her seferinde önümüze konulan yoksulluk ve sefalete karşı “Bu faturayı ödemiyoruz” demenin zamanı geldi, geçiyor!

YAŞADIĞIMIZ KAYIPLARIN TELAFİSİ İÇİN- ACİL

·      Temmuz ayı maaşlarımızda ek %35 artış yapılmasını,

·      İlave seyyanen ödenek başta olmak üzere mevcut tüm ek ödemelerin taban aylığımıza yansıtılmasını,

·      4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın derhal, Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını temel alan evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini İSTİYORUZ!

Değerli Basın Emekçileri, KESK olarak bu üç temel taleple, bugünden itibaren bir imza kampanyası başaltıyoruz. Kampanyamız iki hafta sürcek. İki haftada topladığımız imzaları enflasyonun açıklanacağı 3 Temmuz 2026 Cuma günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na teslim edeceğiz.

Buradan tüm kamu emekçilerine seselenerek sözlerimize son veriyoruz.

Değerli kamu emekçileri gelin, maaşlarımızın her ay biraz daha erimesine sessiz kalmayalım. 

Unutmayalım ki HAK VERİLMEZ, MÜCADELE İLE ALINIR!

Ek zam talebimizi güçlendirmek için başlattığımız imza kampanyası sadece bizim değil hepimizin kampanyasıdır.

Gelin, yoksulluğu kader gibi gösterenlere karşı sesimizi, gücümüzü birleştirelim.  Taleplerimizi hep beraber savunalım.

EK ZAM HAKKIMIZDIR!

BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANCAĞIZ!