22 Nisan 2026

Çocuklarımıza Eşit, Özgür ve Onurlu Bir Gelecek Bırakmak İçin Mücadelede Birleşelim, Değiştirelim!

Çocuklarımıza Eşit, Özgür ve Onurlu Bir Gelecek Bırakmak İçin Mücadelede Birleşelim, Değiştirelim!

Çocuklarımıza Eşit, Özgür ve Onurlu Bir Gelecek Bırakmak İçin Mücadelede Birleşelim, Değiştirelim!

Bugün, Saltanatın çürümüşlüğüne karşı Türkiye halklarının tam bağımsızlık için, ağır bedeller ödeyerek verdiği mücadeleyle kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı günün 106. Yıldönümü.

Bugün aynı zamanda geleceğimiz olan çocuklarımızın günü.

Ama ne yazık ki; hem Meclis’in neredeyse tamamen etkisiz hale getirildiği hem de çocukların en temel haklarının yok sayıldığı bir dönemden geçiyoruz. Çocuklarımızı yaşatmak için "Yaşam Nöbeti" tutmak zorunda kaldığımız bir çürümüşlük ve kokuşmuşlukla karşı karşıyayız.

Uzun zamandır TBMM mevcut rejimi meşrulaştırmayla sınırlandırılmış durumdadır. Meclisin yetkisiz kılındığı, parlamenter sistemden otoriterliğe geçildiği bugünün Türkiye’sinde tek adam rejimi, halkın iradesini yok sayarak, baskısını ve şiddetini tüm kesimlere karşı kullanıyor. Muhalefetin her unsuruna boyun eğdirmek için devreye sokulan Kayyum politikası devam ederken, seçimleri tamamen işlevsiz kılacak baskı politikaları toplumu umutsuzluğa itecek şekilde genişletiliyor.

Meclisin 106. yılında Cumhuriyetin 103. yılında sözümüzü yineliyoruz. Kimsesizlerin, öteki olanların, halkın gerçek iradesi için yan yana olacağız, bir olacağız, birlikte olacağız! Bu karanlığı dağıtacağız.

2026 Türkiye’sinde çocuklar artan yoksulluğun, güvencesizliğin, eğitimsizliğin, istismarın ve eşitsizliğin kuşattığı bir hayatta büyümeye zorlanıyor.

23 Nisan’ın sahibi çocuklarımız, her yıl daha sorunlu hale gelen bir eğitim sisteminde öğrenim görüyor, çocuk yoksulluğu artıyor.

Bu ülkede;

ü  Her 5 öğrenciden biri haftada en az bir gün yatağa aç giriyor. Her 100 çocuktan 87’si yeteri kadar et, tavuk veya balık gibi protein kaynaklarına ulaşamazken, her 100 çocuktan 42’si ise yeteri kadar peynir ve yoğurt tüketemiyor.

ü  Her çocuğun bilimsel, demokratik, laik, kamusal, eşit ve anadilinde ücretsiz nitelikli eğitime erişme olanağından faydalanmasına yönelik herhangi bir politika bulunmuyor.

ü  2013-2026 yıllarında 852 çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Buna rağmen hala yüzbinlerce çocuk MESEM gibi projelerle çalışmaya zorlanıyor.

ü  İktidar, tecavüzcüleri aklamak için yasa geçirmenin fırsatını arıyor. Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, çocuk istismarı failleri cezaevlerinden salınıyor.

 

KESK olarak bu tabloyu kabul etmiyoruz!

Çocuklarımızın doyasıya güldüğü, oynadığı, hayallerinin peşinden gidebildiği, YAŞAM NÖBETİ tutmak zorunda olmadığımız, çocuklarımızın mutlu ve güvende olduğu bir ülke ve yaşanacak bir dünya için mücadele etmeye devam edeceğiz.

 

YÜRÜTME KURULU