4 Ekim 2022

Kadın dayanışması sınır tanımaz! Kadınlar Jîna Mahsa Amini için eylemdeydi!

İran’ın Tahran kentinde baş örtüsünü “İslami kurallara” göre takmadığı gerekçesiyle “ahlak polisi” tarafından gözaltına alınıp, ardından işkenceyle katledilen Mahsa Amini için kadınlar öncülüğünde başlayan ve rejim karşıtlığına dönüşen eylemler dünyanın her yerinde kadınların öfkesi ve isyanıyla birlikte katlanarak büy…

Kadın dayanışması sınır tanımaz! Kadınlar Jîna Mahsa Amini için eylemdeydi!
İran’ın Tahran kentinde baş örtüsünü “İslami kurallara” göre takmadığı gerekçesiyle “ahlak polisi” tarafından gözaltına alınıp, ardından işkenceyle katledilen Mahsa Amini için kadınlar öncülüğünde başlayan ve rejim karşıtlığına dönüşen eylemler dünyanın her yerinde kadınların öfkesi ve isyanıyla birlikte katlanarak büyüyor.

KESK’li Kadınlar olarak 2 Ekim 2022 tarihinde tüm illerde kadın platformları ile çeşitli eylem ve etkinlikler gerçekleştirerek erkek egemen, gerici, tekçi sisteme karşı mücadelemizi ve dayanışmamızı büyüttük.

Jîna Mahsa Amini için sokağa çıkan kadınlar, “Bu yaygın itiraz ve birliktelik çürümüş hakimiyeti derinden sarsmıştır. Özgür yaşayacağımız bir dünyayı mücadelemizle yaratacağız” dedi.
Basın açıklamamız için tıklayınız. İllerde yapılan eylemlerden derlediğimiz haber ve fotoğraflar aşağıdadır.
ANKARA
Ankara Kadın Platformu, Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi. Kadınlar, “Jin jiyan azadî” sloganıyla Yüksel Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçti. “Kadın dayanışması sınır tanımaz” pankartını yırtan polisin engellemesiyle karşılaşan kadınların eylemi sırasında gazetecilerin görüntü alması da engellenmek istendi.
Kadınlar Meşrutiyet Caddesi’nde yapılan açıklamanın ardından Mülkiyeliler Birliği’ne geçerek burada da kısa bir açıklama gerçekleştirdi. Jîna Mahsa Amini için “ses çıkarmaya” devam edeceklerini vurguladı.
MERSİN
Mersin Kadın Platformu, Alanya Sokağı girişinde açıklama yaptı. Kürtçe, Türkçe ve Arapça “Jin jiyan azadi” ile “Katledilen kadınlar isyanımızdır” sloganları atan kadınlar, Jîna Mahsa Amini’nin fotoğrafının yanı sıra “Hepimiz Mahsa Amini’yiz” pankartı taşıdı. Eylemde İran’da direnişin başladığı günden bu yana 200’den fazla kişi yaşamını yitirdiği, en az 5 bin kişinin ise tutuklandığı aktarıldı.
Türkiye’nin İran’ın uzağında olmadığını ifade edenilen eylemde, “Siyasal İslam’ın yaşamımız, haklarımız, bedenlerimiz üzerindeki kadın düşmanı politikalarını, İran dinci faşist molla rejiminin kadın düşmanı politikalarından tanıyoruz. Tek adamlar ve tek adamların rejimleri dünyanın her yerinde kadın düşmanlığıyla iktidarlarını kuruyor. Ama nafile çünkü karşılarında onlara kafa tutan, susmayan, itaat etmeyen en büyük güç yine kadınlar. Bize dayatılan ahlakı, hapsetmeye çalıştıkları aileleri, mecbur etmeye çalıştıkları güvencesizliği, maruz bıraktıkları erkek şiddetini tepe taklak edecek güce sahibiz. Bugün İran’da yarın her yerde dünyayı yerinden oynatacağız.”
Açıklamanın ardından kadınlar, saçlarını keserken İran ve Rojhilat’ta direnişlerini sürdüren kadınlara destek verdi. Eylem, söylenen Arapça şarkı eşliğinde sona erdi.
ADANA
Adana Kadın Platformu, Heykelli Park’ta yaptığı açıklamayla İran ve Rojhilat’taki direnişe destek verdi. Amini’nin fotoğraflarının taşındığı açıklamaya, kentte bulunan İranlı kadınlar da katıldı. “Biz İran İslam Cumhuriyeti Değiliz, İranız”, “Zen Zendegi Azadi” dövizleri taşıyan İranlı kadınlar, Farsça yaptıkları konuşmada tepkilerini dile getirdi.
Sık sık “Jin jiyan azadi” sloganının atıldığı açıklamada konuşan İranlı kadınlarda Faezeh Minaei, “Artık tüm dünyada milyonlar İran halklarıyla birlikte ve ‘Kadın, yaşam, özgürlük’ sloganı ile haykırıyorlar. Bu yaygın itiraz ve birliktelik cani, faşist ve çürümüş hakimiyeti derinden sarsmış, İran halklarının kölelik ve zulümden kurtuluş yolunu açmıştır” dedi.
İran’da devam eden eylemlere değinen İranlı Masha Nasimdoust da, tüm halkların İran’daki direnişe destek vermeye çağırdı.
Daha sonra açıklamayı yapan Derya Çiçek Nar, Amini’nin katledilmesinin tüm dünyada kadınların öfkesini artırdığını belirtti. Siyasal İslam’ın kadın düşmanı politikalarını İran molla rejiminden tanıdıklarını belirten Nar, “Hep birlikte sesleniyoruz: İran’da, Türkiye’de, her yerde özgürlük istiyoruz” diye belirtti.
Açıklama sonrası İranlı kadınların Farsça şarkı söylediği anlarda duygular anlar yaşandı. Bu sırada bir İranlı kadın baygınlık geçirdi. Eylem, kadınların saçlarını kesmesiyle sona erdi.
HATAY
Hatay’da da Kadınlar Birlikte Güçlü, Köprübaşı’nda açıklama yaptı. Künefeciler Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, buradan Köprübaşı’na doğru yürüyüşe geçti. Kadınlar adına açıklamayı yapan Dilara Aksu, şöyle dedi: “Bugün bu meydandayız çünkü isyanımız çok büyük, isyanımız şu an dünyanın dört bir yanında ses buluyor. Mahsa Amini 16 gün önce İran’da polis tarafından katledildi. 16 gündür İran’da sokak sokak isyanı büyüten, tüm saldırılara rağmen öfkesiyle şeriatçılara meydanları dar eden kadınların isyanı isyanımızdır. Hiçbir sömürüye, baskıya ve zorlamaya maruz kalmadan özgür yaşayacağımız bir dünyayı mücadelemizle yaratacağız.”
HAKKARİ
“Kadınların zafere yürüdüğü yüzyılda, dikta rejimlerine boyun eğmeyeceğiz” pankartı taşınan açıklamada, Amini’nin fotoğraflarının bulunduğu dövizler ile kadınların kesilen saçlarının yapıştırıldığı ağaç dalı taşındı.
Açıklamada, “Şu iyi bilinsin ki, kadınlar başta olmak üzere ezilenlerin mücadelesi ve direnişi engellenemeyecek. Şuan dünyanın her yerinden alanlarda kadın mücadelesini büyüten ve İran’da direnen kadınlara ve bir kez daha selam olsun” ifadesi yer aldı.
Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı. “Jin jiyan azadî” ve “Biji berxwedana jinan” sloganlarının atıldığı eylem, söylenen şarkılarla sona erdi.

İSTANBUL

İstanbul’da Kadınlar Birlikte Güçlü, Kadıköy Eminönü İskelesi önünde bir araya gelerek protesto eylemi düzenledi. Eylem öncesi Kadıköy’ün birçok noktasına ve eylemin yapılacağı yere polis tarafından barikat kuruldu. Ancak barikata rağmen binlerce kadın bir araya gelerek, “Jin, jiyan, azadi”, “Nan, kar, azadi”, “Zen, zedengi, azadi” sloganları atıp, “Jin, jiyan, azadi”, “Kadın yaşam özgürlük”, “Diktatöre ölüm”, “Diktatör İran” ve “Mahsa’dan sonra her şey bir saç teline bağlı” dövizleri taşıdı.

Açıklamayı okuyan Delal Erol, “İran sokaklarında ‘Jin, jiyan, azadi’ sesi yükselirken direniş de büyümeye devam etti. İran İçişleri Bakanlığı, ‘İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi tarafından emredildiğini’ söylediği bir soruşturma kararını açıklarken, aynı anda protestoya katılanlar bir bir gözaltına alındı. İran rejimi Kürt halkının yoğun yaşadığı bölgeler başta olmak üzere halkın üzerine ateş açmaya, saldırmaya başladı. Direniş başladığından bu yana 200’den fazla kişi hayatını kaybederken, en az 5 bin kişi İran rejimi tarafından tutuklandı. Tutuklananlar arasında 16 basın mensubu da bulunmakta” dedi.

Kadınların şeriata göre dizayn edilmeye ve kadınların iradesinin yok edilmeye çalışıldığını belirten Erol, “Mahsa’nın katledilmesi tüm dünyada erkek devlet şiddetine karşı mücadele eden biz kadınların öfkesi oldu. Çünkü aynı erkek egemenliğini, aynı erkek şiddetini yaşadığımızı biliyoruz. İran rejiminin dayatmalarına benzer ahlak dayatmalarına maruz kalıyoruz, hayatlarımız giderek kısıtlanıyor. Hayatlarımızdaki şiddet sarmalı İran’da da Türkiye’de de bizzat erkek devlet tarafından örgütleniyor. Bugüne kadar kazandığımız hiçbir şey, bizlere egemenler tarafından bahşedilmedi. Hepsini yaşamlarımız pahasına mücadele ederek ellerimizle kazandık. Şimdi bizleri tahakküm altına alan erkek egemenliğine karşı tüm dünyada birlikte yükselteceğimiz kadın mücadelemizle özgürlüğümüzü kazanacağız” diye belirtti.

Eylemin ardından kadınlar saçlarını kesti. Daha sonra, İran müziği eşliğinde dans eden kadınlar, “Jin jiyan azadi” sloganıyla eylemi sonlandırdı.

İZMİR

İzmir Kadın Platformu’nun çağrısıyla saat 18.30’da Konak İskele önünde bir araya gelenler “Jin jiyan azadi” ve Mahsa Amini yazan pankartlarla eylem yaptı.

Kadınlar saçlarını kestiler. Ardından İran’daki kadınların özgürlüğü talebiyle performans dansı sergilendi.

Yapılan açıklamada şunlar söylendi:

Mahsa Jina Amini’nin katledilmesinin ardından İranlı kadınların başlattığı ve dalga dalga İran sokaklarına yayılan protestolar, Molla rejiminin tüm baskı ve yasaklamalarına rağmen devam ediyor. Direniş başladığından bu yana 200’den fazla kişi hayatını kaybetti, en az 5 bin kişi İran rejimi tarafından tutuklandı. Tutuklananlar cinsel şiddet de dahil her türlü işkenceye maruz kalıyor. Direnişin yayılmasını engellemek için ülke genelinde internet kesildi, gazeteciler ve basın mensupları özel hedef alınıyor. Şuana kadar 16 basın mensubu tutuklandı. Türkiye’de ise başta kadınlar olmak üzere eylemlere katılan İranlılar, gözaltına alınıyor, sınır dışı edilmekle tehdit ediliyor. İstanbul ve birçok ilde gözaltına alınan kadınlar İran rejimine teslim edilmek üzere geri gönderme merkezlerinde tutuluyor.

Ancak bütün baskı, yasak ve katliamlara karşı özgürlük isyanı yükselmeye devam ediyor. İran’da Molla rejiminin baskı ve şiddet politikalarının yarattığı zorlukları birlikte sırtlayan hareketler birbirini tamamlıyor. Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte üniversite öğrencileri boykota, öğretmenler ve akademisyenler greve çıktı. İran’da petrol, şeker ve çelik gibi birçok farklı iş kolunda üretim yapan fabrikaların işçi konseyleri grev kararı aldı. Şeriat hükmü ile yaşamayı reddeden kadınların direnişi şimdi tüm halkların direnişine dönmüş durumda. Türkiye’de ise dayanışma büyüyor.

İranlı kız kardeşlerimizi katledilecekleri, en iyi ihtimalle tutuklanıp işkenceye maruz kalacakları biline biline geri gönderme ile tehdit eden, bir gecede İstanbul sözleşmesini fesih ederek kadın düşmanlığını tescilleyip; eşitlik ve özgürlük haklarımıza saldıran tek adam rejimine sözümüz var; Ne kız kardeşlerimizden vazgeçeriz ne de eşitlik ve özgürlük haklarımızdan. Geri gönderme merkezinde tutulan İranlı kadınları serbest bırakın!

İran’dan Türkiye’ye, faşist otokratik rejimlere, bedenlerimizi ve yaşamlarımızı hedef alan ahlak dayatmalarına karşı eşitlik ve özgürlük isyanını büyütüyoruz. İran sokaklarında kitleselleşen “Jin, Jiyan, Azadi” sloganını İzmir’den yükseltiyoruz.

İzmir’de geçen hafta yaptığımız eylemle başörtüsünü çıkarıp yakarken, “Şeriat işte bu, bugün benim başımda yarın sizin” diyen İranlı kadının, İranlı kadınların ve İran halkının molla rejimine karşı verdiği özgürlük mücadelesinin yanındayız.

İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz, LGBTİ+lara dini propagandalar eşliğinde yönelttiğiniz nefret söylemlerine karşı, ayrımcı ve ötekileştirici politikalarınıza karşı eşitlik için mücadele etmeye devam edeceğiz. Nafaka hakkımızın gasp edilmesine, “Toplum ve aile düzeni” kisvesiyle farklılıklarımıza, yaşam tarzlarımıza saldırılarınıza boyun eğmeyeceğiz. Varlığımızı yok sayanlara karşı her yerde özgürlüğümüzü savunuyoruz. Hiçbir gerici güç, faşist saldırı, dinci politika biz kadınların özgürleşmesine engel olamayacak.

İran’da zorunlu başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle “ahlak polisi” tarafından gözaltına alınarak işkenceyle katledilen Mahsa Jina Amini’nin ardından sokakları özgürlük için mücadele alanına çeviren İranlı kadınlar ve bu özgürlük isyanını bütün baskılara rağmen her yerde yükselten İran halkına selam olsun! İran’da Türkiye’de ve dünyada faşist otokratik devletlere karşı sözümüz bir; JİN JİYAN AZADİ / KADIN YAŞAM ÖZGÜRLÜK / ZAN ZENDEGİ AZADİ

DİYARBAKIR

Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) da, Dünya Kavşağı’nda gerçekleştirdiği eylemle Jîna Mahsa Amini’nin katledilmesini protesto etti. “Jin jiyan azadi” pankartı açan kadınlar, “Yaşasın kadın dayanışması” ve “Jin jiyan azadî” dövizleri taşıdı. “Kadınlara değil katillere barikat”, “Yaşasın kadın dayanışması” ve “Jin jiyan azadî” sloganı atan kadınların yürüyüşünün polis tarafından engellenmesi üzerine burada açıklama yapıldı.

Açıklamayı yapan HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, yürüyüşün engellenmesine tepki göstererek, “Buradan Diyarbakır Valiliği’ne soruyoruz: Koruma kararına rağmen katledilen kadınlar neden korunmadı? Kadın tecavüzcüleri ve tacizcileri kol gezerken kamu düzenini sağlamak için neler yapıyorsunuz? Genç kadınlar üzerinden özel savaş politikaları ile fuhuşa zorlanılan kadınları korumak için kamu düzenini nasıl sağlıyorsunuz? Uyuşturucunun Diyarbakır’da 9 yaşa kadar indiği bir kentte kamu düzenini sağlamak için neler yapıyorsunuz? Bozulanın kamu düzeni olmadığını çok iyi biliyoruz. Bozulan, sizin erkek iktidar sisteminiz. Bunu hepiniz çok iyi biliyoruz ve evet korkmaya davam edin, sizin o tekçi, kadın düşmanı, militarist iktidarınızı bugün engellemeye çalıştığınız bu kadınlar yıkacak” dedi.

Atasoy, İran’da kadınlar öncülüğünde gelişen mücadeleyi tarihsel olarak niteleyerek, şöyle dedi: “Dicle Amed Kadın Platformu olarak bugün burada yürüyerek isyan eden kadınların çığlıklarını daha fazla duyurmak ve kadınların özgürlük mücadelesindeki kararlılığı bir daha göstermek için bir araya geldik. Ama Diyarbakır Emniyet ve Valiliği keyfi bir biçimde bize bu yürüyüşün kamu düzenini bozacağını söyleyip, binlerce polisi buraya yığdı. Ne olursa olsun kadınlar özgülüklerine sahip çıkacaklar, kadınlar geleceklerine sahip çıkacaklar. Her hâlükârda bugün ve bundan sonrada bu mücadeleyi daha kararlı bir biçimde tüm bedellerine rağmen devam edeceğiz.”

Açıklama, kadınların hep birlikte söyledikleri şarkı ve marşlarla son buldu.

URFA

Urfa Kadın Platformu’nun Topçu Meydanı’nda gerçekleştirdiği açıklamaya çok sayıda kadın katıldı. “Eşit özgür ve şiddetsiz bir yaşam istiyoruz” pankartı ile Türkçe, Kürtçe ve Farsça “Jin jiyan azadi” dövizi taşıyan kadınlar adına açıklamayı Selma Ateş yaptı.

ANTEP

Antep Demokratik Kadın Platformu ise, Yeşilsu Parkı’nda açıklama yaptı. “Masha Amini için özgürlüğümüz için İran’dan Türkiye’ye isyanımızı büyütüyoruz” pankartı taşıyan kadınlar adına açıklamayı Elif Söyleyici okudu.